harika akvaryumlar

8/12/2009 · Kategori: yasam

Güzel Bir Akvaryum

 

Estetik akvaryumlar

Akvaryum

 

akvaryum klozet resimleri

 

akvaryum klozet

 

hayvanat bahçesinde akvaryum resimleri


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

İŞTE KAHVENİN ZARARLARI VE FAYDALARI...

8/12/2009 · Kategori: saglik


Kimimiz bir bardak kahve içmeden güne başlayamayız, kimimiz de kahve içtiğimizde kendimizi çok daha iyi hissederiz.
01 Kasım 2004 Pazartesi 06:53
Kahvenin içenler üzerinde alışkanlık yaptığı, araştırmalarla kanıtlandı. Amerika'da yapılan yeni bir araştırmanın sonucuna göre ise; bir bardak kahve baş ağrısına, karaciğere ve mide rahatsızlıklarına karşı faydalı oluyor. Daily Mail gazetesinde çıkan haberde, kahvenin zararları ve faydaları anlatılıyor. İşte kahvenin zararları ve faydaları..

ZARARLARI

Kalp

Aşırı kahve tüketimi kalbin ritmini olumsuz yönde etkiliyor. Kahvenin içerdiği kafein fazla tüketildiğinde, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebiliyor. Düzensiz kalp atışları kalp çarpıntısına ya da taşikardi gibi rahatsızlıklara neden olabiliyor. Doktorlar özellikle kalp hastalarının sınırlı miktarda kahve içmelerini tavsiye ediyor.

Tansiyon

2003 yılında Edinburgh Üniversitesi uzmanlarının yaptığı bir araştırmayla, kahvenin tansiyona olan etkisiyle ilgili görüşler yeni bir ivme kazandı. Düzenli olarak günde dörtbeş bardak kahve içenler üzerinde yapılan araştırmalarda kandaki basınç, yani tansiyon hızla yükseldi. Yapılan testlerde, yüksek miktarda kahve tüketiminin tansiyonu hızla yükselttiği görüldü.

Mide

Kahve, ülser gibi mide rahatsızlıklarına neden olmasa da, bu hastalıkların varlığında kötüleşmesini tetikliyor. Kahve, midenin asit salgılamasını uyarıyor.

Şeker hastalığı

Bu sene açıklanan iki raporda; kafeinin Tip 2 şeker hastalığı üzerindeki etkileriyle ilgili olarak farklı görüşlere yer verildi. Amerika'da yapılan araştırmalarda, yemek zamanlarında yükselen kan şekeriyle birlikte tüketilen kahvenin şeker hastalığını olumsuz yönde etkilediği ortaya çıktı. İngiltere ise, yapılan bu araştırmanın yetersiz olduğunu ve Tip 2 şeker hastalığının kahveden olumsuz yönde etkilenmediğini açıkladı. Uzmanlar kahvenin içindeki kafeinin değil, minerallerin şeker hastalığına karşı koruyucu bir etkisi olduğunu savunuyorlar.

Su kaybı

Uzmanların bir kısmı kahvenin vücutta sıvı kaybına neden olduğunu savunurken, bir kısmı da bu kaybın önemsiz derecede az olduğunu savunuyorlar.

Migren

Kahve uzun zamanlardan beri migreni tetikleyen uyarıcıların başında sayılıyor. Kahvenin bileşenlerinin beyinde bulunan kan hücrelerini tetikleyerek migrene neden olduğu, araştırmalarda görülüyor.

Vitamin ve mineral kaybı

Kafein, vücudun demir ve diğer besinleri emmesini engelliyor. Ayrıca, kalsiyumun idrar ile vücuttan atılmasına neden oluyor. Bu da osteoporoz (kemik erimesi) riskini artırıyor.

Doğurganlık

Kafeinin doğurganlığı olumsuz yönde etkilediği biliniyor. Günde üç fincan veya daha fazla kahve içmek, kadının doğurganlık oranını azaltıyor. Çünkü aşırı miktarda kafein tüketimi yumurtlamayı olumsuz etkiliyor. Bu konuda çarpıcı bir başka sonuç ise, Brezilya'dan geliyor. Brezilya'da bulunan Sao Paulo Üniversitesi uzmanlarının yaptığı araştırmalarda, her gün düzenli olarak kahve içen erkeklerin içmeyenlere oranla daha güçlü spermleri olduğu kanıtlandı. Kafeinin spermin üzerinde uyarıcı etkisi olduğunu savunan uzmanlar, bunun merkezi sinir sisteminde de aynı etkiyi gösterdiğini iddia ediyorlar.

Hamilelik

Kafeinin anne karnındaki bebeğe zararlı olduğu biliniyor. Uzmanlar, hamile kadınların günlük kafein tüketme sınırlarının 300 mg olduğunu belirtiyorlar.

FAYDALARI

Kanser

Yeşil ve siyah çay gibi, kahve de antioksidanlar içeriyor. Bu da kansere yol açan hücrelerin çoğalmasını engelliyor.

Baş ağrıları

Migreni olumsuz yönde etkileyen kahve, şaşırtıcı bir biçimde baş ağrısına iyi geliyor. Baş ağrısı ilaçlarında bulunan bazı maddeleri içeren kahve, ağrı kesicilerle kıyaslandığında, yüzde 40 oranında baş ağrısında daha etkili oluyor.

Beyin uyarımı

Kahve konsantrasyona yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalarda, okul çağındaki çocukların az miktarda kahve ile süt içtiklerinde sabahki derslerinde daha başarılı oldukları görülüyor.

Karaciğer sağlığı

Düzenli kahve içenlerin siroz gibi karaciğer rahatsızlıklarından daha az şikayet ettiği görülüyor.

Safra taşları

Kadın vücudu erkeğe kıyasla iki kat daha fazla safra taşı üretiyor. Günde dört bardak kahve içen kadınların içmeyenlere oranla yüzde 25 daha az safra taşından şikayet ettiği kanıtlandı.

Cilt

Yapılan çalışmalarda bilinenin aksine; kahvenin selülite karşı faydalı olduğu görülüyor.

Sabah

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Botoks Nedir, Ne Değildir?

8/12/2009 · Kategori: kadin

Botoks, amaç ve sonuçları öğrenildikçe kullanımı artan, en kolay kırışık yok etme yöntemi olarak biliniyor. Ancak ismi her zaman gündemde olsa da botoks hakkında bilinmeyen çok şey var.

Birçok kişinin kırışıklık tedavisinde en çok tercih ettiği yöntem olan botoks, estetik amacıyla da son yıllarda yaygın olmasına karşın, onunla ilgili yanlış bilinen birçok nokta var. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Erol Kışlaoğlu, botoks hakkında bilinmeyenleri, merak edilenleri ve dikkat edilmesi gerekenleri anlattı:

Botoks, zamanla yüzde oluşan derin ve yeni başlamış mimik kırışıklıklarında, çizgilerde uygulanan cerrahi olmayan bir uygulamadır. Clostridum Botulinum adlı bakteriden üretilen doğal, saflaştırılmış bir proteinin kırışıklığa yol açan kaslara çok ince uçlu bir enjektör iğnesi ile düşük dozlarda verilmesiyle uygulanır.

Botoks sadece kozmetik amaçlı bir ilaç mıdır?

İlacın ilk kullanım alanı estetik değildir. Pek çok nörolojik hastalık, serebral palsi, göz tikleri ve şaşılıkta kullanılmıştır, kullanılmaya devam edilmektedir. Bu uygulamalar esnasında fark edilmiştir ki; kaş arasında ve göz çevresindeki kırışıklıklar yok olmuştur. Bunun üzerine araştırmalar yapılarak estetik ve kozmetik alanlarda kullanımı başlamış ve alınan sonuçların son derece iyi olmasından dolayı yaygınlaşmıştır.

Botoks felç eder mi?

Enjekte edilen kasta sinir hücreleri aracılığıyla kasılma emri veren iletiyi geçici süre durdurmaktır. Yani felç eder bilgisi yanlıştır. Uygulanması son derece basittir. Beş dakika içerisinde yapılır. Etkisi ise bir haftada tam olarak görülür. İlk uygulamada süresi dört ay iken daha sonraki uygulamalarda süre altı ay olur. Kırışıklığa yol açan kaslara serum fizyolojik ile seyreltilerek enjekte edilmektedir, enjeksiyondan sonra kas içinde yayılarak dağılır. Uygulama alanları alın, kaş arası, göz çevresindeki kaz ayağı dediğimiz çizgiler, üst dudak ve boyundaki çizgilerdir. Aynı zamanda koltuk altı, el ve ayak terleme probleminde de tedavi maksatlı uygulamalar yapılabilir.

Donuk ve ifadesiz bir görüntüye neden olur mu?

Donuk surat ifadesi yanlış bilinen bir duyumdur. Bu hastanın isteği ve hekimin arasındaki diyoloğa bağlıdır. Her insanın beklentisi ve doktorun kabiliyeti farklıdır. Önemli olan hastanın isteği ve doktorun bunun bilincinde olarak uygulamayı ve dozu doğal görünümü bozmadan ayarlamasıdır.

Botoks yapıldığı belli olur mu?

Botoks uygulamasını yaptıranlar genellikle anlaşılmasını istemezler. Bu yüzden doğal teknikler gelişmiştir. Dozları düşük tutup bir yere enjekte etmektense birkaç kasa azar azar enjekte ederek hem doğal görüntüyü koruyup hem de kırışıklıkların yok olmasını sağlayabiliyoruz.

Yan etkileri var mı?

Botoksun bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Etkisi sadece uygulama bölgesiyle sınırlıdır, 24 saat içerisinde vücuttan atılır ve en önemlisi maksimum etkisi yani kaslardaki gevşeklik 6 aydır.

Dudak ve yüz dolgunlaştırmada kullanılır mı?

Botoksun işlevi kas hareketlerini zayıflatmak olduğundan dolgu maddeleriyle kıyaslamak yanlış olacaktır. Dudak üzerindeki ince çizgilerde kullanılmakta ancak dolgu maddesi gibi dudak ya da yüz dolgunlaştırmakta kullanılmamaktadır.

Sahte botoks var mı?

Botoksla ilgili en önemli konulardan biri de belli bir kalitesi ve dozunun olmasıdır. Piyasada bazı Uzakdoğu ürünü kopya ilaçlar olduğunu ve bunların çok ucuza yapıldığını duymakla beraber bu ürünleri doktorların kullandığını düşünmüyorum. Botoks sadece ve sadece bu işin uzmanı olan doktorlar tarafından uygulanmalıdır.

Kremlerin botoks etkisi doğru mu?

Son dönemde botoks etkisine sahip olduğu söylenen pek çok ürün görmekteyiz. Botoks kaslara enjekte edilmelidir, oysa kremler sadece yüzeysel ince cilt kırışıklıklarında etkili olabilirler. Botoks ise dinamik kaslara bağlı derin kırışıklarda etkilidir. Kısaca hiçbir krem botoksun etkisini sağlayamaz

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Dudak Bakımın Püf Noktaları!

8/12/2009 · Kategori: moda


Yıllar geçtikçe, dudaklar eski dolgunluğunu kaybetmeye başlar. Dudaklar küçülerek, çevresinde kırışıklıklar oluşur. Peki, yıllar içinde neler olur da bu durum oluşur?
Dudak Bakımın Püf Noktaları!
Dudak Bakımı
Derinin altındaki kas ve yap dokusuyla ilgili olarak, yaşlanmayla sarkmalar ortaya çıkar. Dudak derisi, vücudun diğer bölgelerinden farklıdır. Dudak derisinde, ter bezleri ve koruyucu yağ tabakası yoktur. Yağ bezlerinin ise sayısı çok azdır.
Dudakların kırmızı kısmı, çok ince ve ölü tabakaya sahip, mukoza zarı ile örülüdür. Bu yüzden son derece hassas bir yapıya sahiptirler. Yani, dudaklarımız koruyup, beslenemezler. Bu durum, yıllar içinde dudakların küçülüp, çevresinin kırışmasına sebep olur.
Dudaklarımız güneşten korunma yapısına sahip değillerdir. Bu yüzden de bronzlaşmazlar. Güneş ışınlarına maruz kaldıklarında, kurur ve hassaslaşırlar. Çünkü doğal yağlanmayı sağlayan, yağ üretimi dudaklarımızda yoktur. Bu yüzden dudaklar UV ışınlarına karşı çok iyi korunmalıdır. Yağ, cilt üzerinde koruyucu ve esneklik verici bir örtü görevi görür. Bu yüzden, yanınızda her zaman, cilde yağ sağlayan, lipstick ürünlerden taşıyın.
Dudaklarınızın kuruduğunu hissettiğinizde, sürekli dilinizle ıslatmayın. Bu durum, onların çatlamasına yol açacaktır.
Yazın sahilde, kışın kayak pistlerinde dolaşırken, içinde yüksek miktarda SPF bulunan lipsticklerden kullanmayı ihmal etmeyin.
Dudaklarınızdaki kan dolaşımını hızlandırmak için, esmer şeker ile dudak kremini karıştırıp dudaklarınıza sürdükten sonra, ılık suyla ıslatılmış çok yumuşak bir diş fırçası ile hafifçe ovun ve durulayın.
Uzun süre kalıcı olan rujlar, içinde fazla miktarda pudra barındırır. Bu yüzden sık kullanmamaya özen gösterin.
Birkaç damla papatya yağı ve bir çay kaşığı jojoba yağını karıştırıp, dudak çevrenize, işaret parmağınız ile hafifçe bastırarak masaj yapmanız çok faydalı olacaktır.
Rujunuzun dudak etrafındaki dikey çizgilerin içinde toplanmaması için, özel dudak ürünleri sürdükten sonra uygulayın.
Dudak için üretilen dudak bakım ürünlerinin içeriğini mutlaka okuyun. İçinde bitkisel yağlar, gliserin, çinko asit ve mum bulunmalıdır.
Dudak maskesi uygulayarak ekstra bakım yapabilirsiniz. Bunun için, iki tatlı kaşığı bal, aromalı losyon ile karıştırılıp dudağa sürülür. Ayrıca kakao yağı da çok faydalı olacaktır. Eğer kakao yağı kullandığınız halde dudaklarınız çatlamaya devam ediyorsa, B vitamini eksikliği yaşıyor olabilir. Bu durumda mutlaka doktorunuzla görüşün.
Dudak sarkmasını önlemenin en iyi yolu, hiç ihmal etmeden, dudak kremleri kullanmak ve deriyi güçlü tutmaktır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Sarmısak yetmez aşılanmak lazım

8/12/2009 · Kategori: saglik



O “esas tehlikenin arkadan geleceği” haller için “turpun büyüğü heybede” der! Panik yapmayın, korkmayın, telaşlanmayın ama bana göre H1N1 virüsüne bağlı grip salgınında da “turpun büyüğü heybede!”.


SOĞUKLAR bastırıp, insanlar kapalı yerlerde yaşamak zorunda kalınca, okul, kreş, yaşlı bakım evleri, sinema ve lokantalar salgının yayılmasını kolaylaştıracak. Bunun için önlem almak lazım. Önlem için de pırasa, ıspanak, soğan veya sarmısak yemek yetmez! Önlemin ne olduğu son derece açık: Aşılanmak!

En etkili koruyucu aşı ama ne yazık ki bu konuda kafalar hâlâ fena halde karışık. Oysa sorunu sınırlamanın tek ama tek bir yolu var: Aşılanan insan sayısını artırmak. Çünkü aşılanmamış her kişi muhtemel bir hastalık adayı, her hasta “salgını yayan bir çoğaltım mekanizması” olabilir. Bunun nedeni Domuz gribi virüsünün bulaşıcılığıdır. Dünya çok virüs salgını gördü ama bu virüs kadar hızlı yayılanı ile az karşılaştı.

Aşımı yaptırdım ağrı bile duymadım

Bir başka sorun daha var: H1N1 virüsünün hastalık yapma olasılığı da çok yüksek. Bu virüs mevsimsel grip gibi yalnızca üst solunum yolunu hasta etmiyor. Birçok kişide akciğer iltihabına (zatürree) dönüşüyor. Geçen hafta da yazdığım gibi bu virüsün akciğere çok özel bir sevgisi (!) var. Yani üst solunum yoluna bir kez yerleşti mi ne yapıp edip akciğere ulaşmaya çalışıyor, ulaşınca da sakız gibi yapışıp kalıyor... Kısacası domuz gribini de –büyük bir olasılıkla- mevsimsel grip gibi birkaç günlük istirahatla geçiştirmek mümkün ama komplikasyon yaparsa sonuçları çok ciddi olabiliyor.

Haftanın ilk günü biraz tadınızı kaçırdığımın farkındayım ama sorunun önemini bir kez daha hatırlatmayı uygun buldum.

Ha, bu arada hatırlatayım: Ben aşımı yaptırdım efendim! Yapılırken de ne ağrı duydum, ne bayıldım. İşime, gücüme devam ettim. Ateşim bile çıkmadı.

Domuz gribi virüsü yiyecekten bulaşır mı

Domuz gribi virüsünün masa, bilgisayar klavyesi, kapı kolu gibi yerlerde 2-3 saat kadar canlı kalabileceği, hapşırma, aksırma yoluyla 1-2 metre kadar uzağa ulaşabileceği biliniyor. Gripli bir satıcının hapşırarak, aksırarak ya da temiz olmayan elleriyle temas ederek bu virüsleri yiyeceklere bulaştırması mümkün olsa bile, H1N1 virüsünün yiyeceklerle bulaşması imkân dâhilinde görülmüyor. Yine de satıcıların el temizliklerine ve kişisel hijyen önlemlerine dikkat etmelerinde yarar var.

Vitamin destekleri virüsten korumuyor

GRİPTEN veya başka bir enfeksiyondan korunmak amacıyla C vitamini desteği almanın ispat edilmiş herhangi bir yararı yok. Muhtemelen yüzden fazla araştırmada C vitamini tabletlerinin nezle veya gripte koruyucu ya da tedavi edici etkisi olmadığı gösterilmiş. D vitaminine gelince... Bu vitaminin bağışıklığı güçlendirmede C vitamininden daha etkili olduğunu bu köşede okudunuz. Bununla birlikte D vitamininin de hızla ortaya çıkacak bir yararı olacağı kanaatinde değiliz.



Sigara satışları düştü 

GEÇTİĞİMİZ yaz uygulamaya giren sigara ile ilgili yasal değişikliklerin ilk sonuçları alındı. Neticeler son derece güzel! Geçtiğimiz dört ayda sigara satışları yüzde otuz azalmış. Bu belki de sigara içmenin koşullara bağlandığı önlemlerin ciddi ciddi izlendiği ülkeler arasında alınan en iyi sonuç. Temiz hava sahası projesini oluşturan, geliştiren, uygulayan ve uyan herkese teşek-   kürler.



Detoks diyetleri palavra  mı
 

DETOKS yapmak son yılların moda sağlık tutkularından biri. Hatta bazı çevrelerde yaz-kış yılda iki kez detokslanmamak ayıp bile sayılıyor! Bana göre usulüne uygun yapılırsa detoks faydalı bir şey. Tabii ki abartılmaz ve ticari bir araç haline dönüştürülmezse. Detoks yapmak aslında yüzde seksen oranında ruhsal yönden arınmaya dayanıyor. Yani bir “detoks merkezi” ziyareti yapıp orada açbilaç yaşamak, akşama kadar çayla, çim suyuyla, sebze çorbalarıyla yaşamaya çalışmak ve bütün bu mahrumiyetler yetmezmiş gibi tıbbi olarak hiçbir yararı gösterilmemiş, hiçbir faydası kanıtlanmamış bazı uygulamalara katlanmak (!) toksin mi verir, toksin mi alır orası kuşkulu. Ruhsal arınmaya gider ve bol bol da su içerseniz mükemmel bir detoks uygulaması yapmış olursunuz.

Eczanelerimiz kapanmasın 

OYUNCULARDAN birinin keyfi kaçtı mı sonuç başarılı olmaz. Sağlık da bir takım oyunudur. Eczaneler bu takımın en önemli üyeleridir. Eczaneleri tehdit eden ekonomik sorunlara bir yıl önce işaret etmiştik. Sadece bu yıl çok sayıda eczane kapandı. Yüzlercesi kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. İlgili bakanlıkları eczacılarımızı bir kez daha dinlemeye davet ediyorum. Eczacıların sorunları zannedilenden çok büyük.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Client Onboarding and KYC Compliance

30/10/2009 · Kategori: teknoloji

functionality required to effectively:

  • Manage the onboarding and maintenance of new and existing clients across a variety of teams including sales, relationship managers, operations, compliance, documentation, tax, credit and legal
  • Integrate compliance controls into the client onboarding process
  • Deliver Know Your Customer (KYC / AML), Customer Identification Profile (CIP), MiFID client classification, USA PATRIOT Act, and related client regulatory due diligence
  • Create transparency to stakeholders throughout the client lifecycle.

'GoldTier is creating a standard to address both the tactical and strategic challenges arising from the processes of client onboarding.' HSBC

The solution empowers financial institutions to:

  • Meet regulatory compliance demands: with automated due diligence processing and comprehensive client audit profiles on-demand
  • Improve time to revenue: with the reduction in paperwork and tightening of account opening cycle times
  • Control costs: with the automation of manual tasks, elimination of expensive repeat tasks, and real-time management dashboards
  • Enhance the client experience: with the minimization of touch points and repeat requests to your clients.

Each onboarding activity is tied back into a common onboarding framework, meaning client knowledge can be leveraged across all activities. GoldTier enables financial institutions to set policies, adopt regulations and then implement and enforce them throughout these activities.

To receive a complimentary copy of the GoldTier KYC and Client Onboarding Solution brochure with key client commentary please select Contact Us from the menu on the right

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Hotel Atitlan - Shadyside Inn Suites

30/10/2009 · Kategori: seyahat

With Brian (Nathan's Friend who had come to join us for a week) in tow we visited Lake Atitlan for a couple of days and stayed at the beautiful Hotel Atitlan just outside of Panajachel. Atitlan is definitely one of the most beautiful lakes in the world with amazing volcano views and a magical aura about it.
Hotel Atitlan grounds
Hotel Atitlan grounds

After sipping on wonderful margaritas for a day, we took a boat tour around the lake, first visiting the most important indigenous town of Santiago Atitlan. The highlight was probably the indigenous culture and also Maximon, a fun Mayan god who drinks lots of Alcohol and smokes like crazy.

Shadyside Inn Suites is different. Your idea of staying in a hotel is about to change. Our suites are not typical hotel rooms. In fact we do not have rooms; we only offer suites. Why are we different? Your suite is a fully furnished apartment with the same amenities as a hotel located in a residential neighborhood. It’s not just any neighborhood, it's Shadyside, Pittsburgh’s most quaint, trendy, and upscale urban area. Picture Boston’s Newberry Street, or New York’s East Village and you will get an idea of what the Shadyside area is like.

Imagine having your own apartment in the best location in Pittsburgh for as little as a day or for as long as a lifetime. Shadyside Inn Suites is as flexible as you need. Only going to be here for a night? Why not have your own fully equipped apartment? Need somewhere to stay for a month while your house is renovated? Shadyside Inn Suites is your answer. Looking to attend the University for only nine months? Shadyside Inn Suites can accommodate. Think this is going to cost you more than a hotel? Not even close. Our rates are lower, our suites are double the size of any hotel in the area, our parking is free, and our location is unrivaled.

Our suites are located within a block or two of some of the best dining, entertainment, and shopping in Pittsburgh. At your door are 135+ shops, 15+ restaurants and some of the best nightlife in the area. Shop in small boutiques, visit your favorite national store, and dine on cuisines from all over the world. Shadyside living is unmatched.

Stay in Shadyside and still be approximately 4 miles from Downtown Pittsburgh and the Convention Center and less than 1 mile from the following hospitals: Presbyterian, Montefiore, Magee Women's, Falk Clinic, West Penn, Children's, Shadyside Hospital, and Western Psychiatric

Within 1 mile of the Shadyside Inn Suites is The Carnegie Museum of Art, The Museum of Natural History, The University of Pittsburgh, Carnegie Mellon University Chatham College, and Carlow College.

Besides coming for a visit, the best way to learn about our story is read what other people have said about us. Please click on the following links to read what the professionals have to say.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

High Flow Range Mass Coriolis Flow Meter

30/10/2009 · Kategori: teknoloji

Ideal for the measurement of flow, density and temperature of liquids and slurries, such as aggressive or contaminated, sanitary or particle-filled fluids.Features:
Flow ranges from 60 to 60K Kg/Hr (2.2 to 1650 lb/min)
Accuracy up to 0.25% of reading
Materials: flow tubes - 316 L, splitter flanges - 316 Ti, housing - cast iron
Process temperature -40°F to 356°F
Ambient temperature -40°F to 140°F
Wide flow ranges
ACCURATE AND RELIABLEThis meter has the ability to maintain high accuracy, despite changing viscosity conditions, with accuracy of +0.25% of reading.

EASY CLEANING
The ACM series has smooth stainless steel tubes and no moving parts, and is therefore very easy to flush and clean.

MULTI-TASKINGThe ACM series of mass coriolis flow meters measure flow, density and temperature.

MATERIAL COMPATIBILITY
Because of the meter's 316 stainless steel flow tubes, the ACM series can measure a wide range of materials.

VARIETY OF ELECTRONICS
Electronics available for the ACM series include a local, hazardous rated display and a remote, panel-mount digital display

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Huntron® Scanner

30/10/2009 · Kategori: teknoloji

Add Scanning Capabilites to Your Huntron Tracker Model 30 System

 

Adding a Huntron® Scanner to your Tracker Model 30 system lets you access components using standard DIP clips and cables, custom cables to PCB connectors or interface to a bed-of-nails.
You can compare one component with another in real-time (64 pins max.) or use your PC to automate testing and scan up to 128 pins.
Huntron Scanners can be used with a Huntron Access Prober to provide Common line connections while the Prober is probing a PCB. This method gives you up to 128 selectable Commons to use. For example, you can connect the Scanner to a connector on a PCB mounted in the Prober using a common ribbon style cable. While the Prober is probing, any one of the lines on the connected ribbon cable can be selected as the Common reference. This would provide you true point-to-point testing capabilities.
Note: The ProTrack Scanner will be replaced by the Scanner II and/or the Scanner 31S effective 1/1/2008. This applies to commercial sales only.


Scanner II and Scaner 31S users may want to consider these Optional Accessories to enhance their test capabilities.

Highlights:

·         The Scanner II and Scanner 31S accessories add scanning capability to the Tracker Model 30

·         All Scanners have a minimum 64 pin capability

·         The Scanner II can scan up to 128 pins when the A and B channels are combined

·         The Scanner 31S use standard IDC style connectors

·         The Scanner II uses the common SCSI-2 (68 pin) style connectors

·         Up to 8 Scanner IIs can be “daisy-chained” to increase the available number of test pins

Selecting Accessories for your Scanner II
The Scanner II accessories for interfacing to your printed circuit board come "ala carte". This means that you select the accessories you want included with your Scanner. Choose from SMT or through-hole style DIP clip and cable kits (Scanner Adapter required with Scanner II) or a mutli-pin breakout cable. Details on these accessories are provided on this page.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

etimek tatlısı

28/10/2009 · Kategori: yemek

hafif tatlı sevenler.hem yapması kolay hem çok hoş.

malzemeleri

1paket etimek

1paket krem şanti

1bardak çekilmiş fındık

1bardak süt

şerbeti için

3su bardagı şeker

4su bardagısu

yapılışı

önce şerbet yapılır daha sonra geniş bir borcama etimekler dizilir,şerbet üzerine dokülür.5dakika beklenir.daha sonra krem şanti arasına sürülür,ve üstüne tekrar etimek konur.en üstü krem şanti ve fındıkla süslenir afiyet olsun,

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Kilo vermek için sebze suyu için

28/10/2009 · Kategori: saglik

Kilo vermek için sebze suyu için

Sebze ve meyvelerin ne kadar çiğ ve taze yenirse faydasının o kadar çok olduğunu belirten uzmanlar, eski insanların sağlıklı ve uzun yaşamalarının sırlarından birinin de bu olduğunu açıklıyorlar.


Reader's Digest dergisinde yer alan habere göre, her gün içeceğiniz 1 bardak taze sebze suyunun kilo vermeye yardımcı olduğu ifade ediliyor.

Şaşırtıcı bir şekilde sağlığınızı desteklemek için her gün bir bardak az tuzlu sebze suyu için. Kalp sağlığı ve diyabet riski olan aşırı kilolu 81 yetişkinin katıldığı çalışmada, her gün en az bir fincan az tuzlu sebze suyu içenlerin 12 haftada yaklaşık 2 kg verdikleri görüldü. Buna karşılık, yağı azaltılmış diyet uygulayan ancak sebze suyu içmeyenlerin ise sadece 500 gram verdikleri saptandı.

Houston'da Baylor Tıp Koleji'nde görevli araştırma lideri John Foreyt, "Araştırmaya katılanların çoğu sebze suyu içtikten sonra kendilerini daha tok hissettiklerini belirtiyorlar. Bu nedenle sebze suyu kilo vermeye yardım ediyor" dedi.
http://www.stargazete.com/yasam/kilo-vermek-icin-sebze-suyu-icin-haber-213147.htm

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

kücük kadınlar

28/10/2009 · Kategori: moda

Son derece rahatsız edici bir görüntü. Bir dönem hepimiz annelerimizin rujlarını, topuklu ayakkabılarını özenip, evde ayna karşısında denemişizdir. Ama hiçbirimiz annemizin elini tutarak sokakta bu halde gezinmemişizdir.

Kadınlığın simgesi topuklu ayakkabılar hangi akla hizmet 3 yaşındaki bir kız çocuğunun hayatına böylesine sokulabilir ?
http://www.modavesosyete.com/

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Bu meyve şeker ve obeziteye iyi geliyor

28/10/2009 · Kategori: saglik

Bu meyve şeker ve obeziteye iyi geliyor

Bazı yörelerde çayüzümü olarak da bilinen yabanmersinin, şişmanlık ve şeker hastalığına iyi gelebileceği açıklandı.

Montreal Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyelerinden Pierre Haddad, bir süreden beri üzerinde çalıştığı bilimsel araştırması ile ilgili yaptığı açıklamada, yabanmersini suyunun şeker hastası farelerde hastalığın ilerlemesini durdurduğunu söyledi.

Yabanmersini suyunu, aynı meyvenin yapraklarından elde ettiği bir bakteri ile transformasyona tabii tuttuğunu anlatan Profesör Pierre Haddad, bu sayede son derece gelişmiş ve etkili bir antioksidan bulduğunu belirtti.

Elde ettiği antioksidanı, ileri derece şeker ve şişmanlık hastası olan fareler üzerinde denediğini ifade eden Haddad, farelerdeki kritik değerlerde seyreden kan şekeri seviyesinin normale döndüğünü ve ayrıca şişmanlığın ilerlemesinin de yavaşladığını kaydetti.

Profesör Haddad, yabanmersini suyunun kan şekeri seviyesi ve şişmanlığı önlemesinin bilimsel değerlerini belirleyebilmek için biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu ve bu aşamanın tamamlanmasının ardından denemenin insanlar üzerinde yapılacağını sözlerine ekledi.
http://www.stargazete.com/yasam/bu-meyve-seker-ve-obeziteye-iyi-geliyor-haber-211654.htm

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Son Yazılarım

Kategorilerim


ShoutMix chat widget

Arkadaşlarım

Bağlantılarım